BEN KİMİM?


17/11/2009 ·

 


 

BEN KİMİM?

   Gaziantep Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü ikinci sınıf öğrencisiyim.1989 yılında Hatay'ın Antakya ilçesinde  doğdum.Görüş ve önerilerinizi duyguguleryuz@mynet.com adresine ulaştırabilirsiniz.

Yorum (yok) Yorum yaz!

TÜRKÜ


27/10/2009 ·

        

              Türkü;büyük tarihi olaylar karşısında halk kitlelerinin sevinçlerini veya ümitsizliklerini,büyük şahsiyetler hakkındaki saygılarını veya nefretlerini, gençler arasında geçen hazin aşk hikayelerini,milli hece veznini ölçü alan ve kalpleri fetheden mısralarla derin bir muhteva içinde dile getiren edebi,aynı zamanda musiki bakımından da ehemmiyete haiz olan, kendine özgü bestelerle söylenen,dar manada ise bir vesika mahiyeti gösteren Türk halk şiirinin en eski türlerinden biridir.
                         (HERBER JANOKY,Türk Halk Şiiri)
                   
          
Türkü,toplumun başından geçen bir seferbelik,salgın hastalık,deprem gibi doğal afetleri de işler.Türküler halkın törenleri içerisinde yer alır.

              Fuat Köprülü'ye göre türkü;Türklere mahsus, Türklere ait bestelerle söylenen halk şarkısıdır.Türkü kelimesi,Türk kelimesine nispet ''i'' eki getirilerek oluşturulmuştur.

              Ahmet Kutsi Tecer'e göre türkü;varsağı, türkmani gibi türkü de eskiden beri milli kültürle doğmakla beraber yabancı kültürlerle karşılaşılan yörelerde toplumun kendi duygularını saz ve sözle ifade ettiği şiirin nağmeli adıdır.

                   –Türkü kelimesi ilk kez 15.yy'dan itibaren (ilk kez Öksüz Aşık tarafından) kullanılmaya başlamıştır;ancak tür çok eskidir ve farklı adlarla anılmıştır.
                   –Eski Türçede türkü karşığı olarak ''ır,cır,yır,koşuk''sözleri kullanılmıştır.
                   –Kırgızcada "cır"şarkı söylemektirEski Uygurcada sevinmek,şarkı söylemek;"carcı" ise şarkıcı türkücü anlamındaydı.En yaygın olan terimin "ır,yır" olduğunu görürüz.
                  Kaşgarlı Mahmut'un Divanında;
             •"ır,yır"
türkü,koşma düzmek,
                  •"yırmak" şarkı,türkü söylemek anlamlarında geçmektedir.
           
                     TÜRKÜLERİN ORTAYA ÇIKIŞI ve GELİŞME SEYRİ

           
Türkülerin gelişme biçimleri aşağdaki gibi gruplandırılabilir:
          1-Saz şairlerinin şiirlerinden alınarak anonim hale gelenler,
          2-Dar bölgelerden kaynaklanarak şekil kazananlar,
          3-Millet bütünlüğü içinde kendine göre tarihi kişiliği ve geleneği olan toplulukların bedii folkloründen kaynaklananlar,
          4-Milli duyguya yönelik,milli duygu ve düşüncelerden kaynaklanan türküler.
               (Ali Öztürk,Türk Anonim Edebiyatı,İstanbul 1986)

                                       TÜRKÜLERİN YAPISI

           
Türkülerin şeklinde herhangi bir düzen yoktur.Mısra ve hece yapısı farklı şekillerde olabilir.Bir türkü iki esas kısımdan oluşur.Bunlar;bağlanyı ve bent kısımlarıdır.
                 Bağlantı ve bent kısımlarının hece ve mısrsa sayıları düzenli değildir.Bir türkü koşma dörtlüklerinden oluşur.Koşmanın dörtüncü mısrağı nakarat olarak tekrarlanabilir.Koşma dörtlükleri arasına mani ya da dörtlük girebilir.Türkü,mani kıtalarından oluşabilir.

                                       TÜRKÜLERİN SINIFLANDIRILMASI

              Cahit Öztelli'ye göre:
         •
Ninniler ve çocuk türküleri
            •Tabiat türküleri
            •Aşk türküleri
            •Merasim-tören türküleri
            •Derebeyi,eşkiya türküleri
            •Kahramanlık türküleri
            •Oyun türküleri

                    Pertev Naili Boratav'a göre:
        A-Konularına Göre
           -
Taşlama,yergi ve güldürü türküleri
               -Anlatı türküleri
          B-Kullanıldıkları Yere Göre
          -
İş türküleri
          -Tören türküleri
          -Oyun ve dans türküleri

Yorum (yok) Yorum yaz!

HALK EDEBİYATINDA NESRE BAĞLI TÜRLER


27/10/2009 ·

 

                         EFSANE
 
          Tanımı ve Özellikleri

      
Bir şahsa,olaya,yere,duruma bağlı olarak anlatılan ve inandırıcılık özelliği taşıyan halk anlatmalarıdır.Efsanenin kahraman kadrosu insan,hayvan,bitki,kozmik unsur(ay,güneş) vb.tabiat unsurlarından oluşur.
         Bir tabiat varlığının,bir hayvanın,bir bitkinin,kozmik bir unsurun menşeini,nasıl oluştuğunu anlatır.Bir köprünün,bir caminin,bir şehrim,bir kalenin vs.nasıl oluştuğunu anlatır.Efsana bir şeyin kaynağını açıklamaya çalışmasından dolayı mitlerle benzerlik gösterir.
          Dini kişilerle,velilerle,ermişlerle ilgili anlatımlar da efsaneye girer.Evrenin,dünyanın,ilk insanın nasıl yaratıldığını,kıyamet ve tufanı konu alan anlatımlar da efsanenin muhtevasına girer.Efsaneler,sebep-sonuç ilişkisi ortaya koyar.Efsanede inandırma özelliği vardır.

               İşlevi ve Halk Geleneğiyle ilişkisi

       
Efsane,eğlence amaçlı değildir.Bir şeyin menşeini anlatmak için,ders verici maksatla anlatılır.Efsaneler halk inanışlarıyla paraleldir.Türbelerle,velilerle ilgili efsaneler de görülür.Halkın gelenek ve ahlak kurallarıyla paraleldir.Töre,efsaneyi şekillendici özellik taşır.Eski kültür efsaneyi şekillendirir.

              Dil ve Üslup Özellikleri

       
Halk edebiyatının en sade,en süssüz anlatımı efsanelerdedir.Edebi sanatlardan,sanat yapma kaygısından uzak bir anlatım vardır.Fazla söze ve lüzumsuz ayrıntıya gerek yoktur.Bir efsanenin kaleme alınması anlatıcının süsleme maksadıyla kurduğu cümleler varsa bunları dikkate almamalıyız;ancak bunları çıkarırken metnin özünü bozmamak gerekir.

                  MEMORAT

           Olağanüstü bir varlıkla dokunma,hissetme,görme,rüyada görme vb. şekilde kurulan iletişimin,olayı yaşayan ya da ondan dinleyen tarafından anlatılmasıdır.
           Önceleri memorat ve efsane aynı tür olarak düşünülüyordu.Son yıllarda arada bazı farklılıklar görüldü ve alt başlık olarak farklı adlandırıldı.
           Memoratın efsaneden farkı;memorat olayı yaşayan ya da ondan dinleyen tarafından anlatılır.Gerçeklik olması,kişinin tanıklığı,olayın zamanının olması efsaneyle aralarında olan farklılıklardandır.Kimi efsanelerde efsanelerde kutsallık varken,memoratlar kutsal değildir.Efsaneler herkesle paylaşılırken memoratlar herkesle paylaşılmaz.

               Memoratların Muhtevası

        
İçinde albastı,karabasan gibi varlıklarla ilgili anlatımlar,cinlerle,perilerle,ruhlarla,
ilgili anlatımlar,ruh çağırma anlatımları,uzaylılarla ilgili anlatımlar,rüya,fal,büyü yoluyla kurulan iletişimleri içeren anlatımlar,rüya yoluyla alınan mesajlar,kalbe ilham gelmesi şeklindeki anlatımlar girer.

Yorum (yok) Yorum yaz!

MASAL


23/10/2009 ·



            MASAL

              Kahramanları insanlar,insanlarla birlikte çeşitli olağanüstü varlıklar,eşyalar,sihirli varlıklar ve nesneler,hayvanlar,bitkiler olabilen bilinmeyen bir zamanda ve masal ülkesinde geçen olayları anlatan sözlü gelenekle yayılan ,inandırma gayesi taşımayan,hayal unsurlarının ağır bastığı ,kendine özgü üslup özelliğine sahip olan yaygın halk anlatmalarıdır.Masallar olağanüstü varlıklarla insanlar arasında geçebilir.

           Saim Sakaoğlu'na göre masal;kahramanlarından bazıları hayvanlar ve tabiat üstü varlıklar olan,olayları masal ülkesinde ceryan eden hayal mahsülü olduğu halde dinleyicileri inandırabilen bir sözlü anlatım türüdür.

            Pertev Naili Boratav'a göre masal;nesirle söylenmiş dinlik, büyüklük inanışlarından ve törelerden bağımsız tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz inandırma iddiası olmayan sözlü anlatımlardır.

                        MASALLARIN DİL ve ÜSLUP ÖZELLİKLERİ

         1-Anlatım Biçimi

           
Masallar nesir biçimindedir.Çok nadir şiir parçalarına rastlanır.Masallarda düz anlatımı kıran ve dil özelliğini bozan tekerlemelerdir; ancak tekerlemeler masalın başında olduğu için genel üsluba fazla etkisi olmaz.

            2-Hacimlik-Uzunluk-Kısalık

           
Masallar çok kısa veya çok uzun olabilir.Hayvan masalları daha kısa, asıl halk masalları uzun olur.Günümüzde masal anlatma geleneği zayıfladığından masallar daha kısa anlatılır.

            3-Formeller

           
Masalın başında, geçişlerde ve sonunda söylenen kalıplaşmış ifadelerdir.Farlı masallar benzer biçimlerde karşımıza çıkar.Masalın en önemli karakterist özelliğidir.Masal formelleri şu şekilde sınıflandırılabilir:

                     •Giriş formeli
                     •Bağlayış ve geçiş formeli
                     •Sayı formelleri
                     •Benzer durumlarda kullanılan formeller
                     •Bitiş formeli

              4-Masallarda sade bir halk dili kullanılır.Masal anlatıcısı, dili zenginleştiren öğeler olan tekerlemelerden,değimlerden,kalıplaşmış dua ve beddualardan sık sık yararlanılır.Masalların dili halkın konuştuğu dildir.Kullanılan kelimeler büyük ölçüde Türkçedir ya da Türkçeleşmiştir.Masal genel çizgilerle anlatılır.Masalların bütününe hareketli bir dil hakimdir.Böyle olunca da betimlemeler değil eylemler ağırlıktadır.Karşılıklı konuşmalar masallarda hareketliliği sağlar.

Yorum (yok) Yorum yaz!

ANONİM HALK ANLATMALARININ ORTAK ANLATIM KURALLARI


22/10/2009 ·


                 1-İdeal Hayat Kuralı

                 
İşlenen türün özellikleri içerisinde gerçekleşmesi istenilen ideal hayat anlatılır.Günlük hayattaki olumsuz tipler halk anlatmalarında en kötü şekilde cezalandırılır.Toplumun değerler yargıları yönünden sonuçlar ortaya çıkar.Özellikle destanlarda ,destan kahramanı toplumun özlemini duyduğu yaşamı kurmaya çalışır.Örneğin;Manas'ın Kırgız halkını bağımsızlığına kavuşturması gibi.Halk anlatmalarının iyilerin zaferiyle sonuçlanması bu kuralın gereğidir.

               2-Mistik Güce Dayanma Kuralı

                 
Manevi bir güç metnin kahramanına yardım eder.Kahramanın başarısında
  geri plandaki manevi güç taşıyan yardımcılar önemli yer tutar ya da kahramanın 
  kendisinin Allah tarafından verilen güçleri vardır.Kahramanlar kimi zaman çeşitli
  kerametler gösterirler.Bu kural daha ziyade halk hikayelerinde,menkıbelerde,
  efsanelerde,destanlarda karşımıza çıkar.

               3-Tek Evladın Olayın Kahramanı Olması

                
Birçok halk anlatmasında kahraman tek çocuktur.Destanlarda,masallarda                ve halk hikayelerinde ailenin tek çocuğu hikayenin kahramanı olur.Özellikle destan
   ve halk hikayelerinde bu çocuk adaklarla ,dileklerle dünyaya gelmiştir.

                 4-Üç Kardeşin En Küçüğünün Başarıyı Yakalaması

                 
Bu kural özellikle masallara özgüdür.En akıllı ,en güzel olayın kahramanıdır.
     Genellikle bu özellikler en küçük kardeşte bulunur.

                   5-Zıtlık ve Rekabet Kuralı

                  
Tezat,halk anlatmalarının kuruluşunda önemli bir yer tutar.Özellikle 
     fıkralar,masallar,halk hikayeleri zıtlık kuralı etrafında gelişir.Bunlar;fakirlik-zenginlik
     iyilik-kötülük olacağı gibi metinin kendi yapısı içerisinde ortaya çıkan tezatlar 
     olabilir.
                          Rekabet ise daha ziyade düşmanlarladır.Özellikle halk hikayelerimde ve 
     destanlarda rekabet ve buna bağlı savaşlar karşımıza çıkar.

                    6-Deneme Sınama Kuralı

                
Kahraman maksadına ulaşmak istediğinde çeşitli deneylere tabi
      tutulabilir.Bu kuralın amacı;kahramanın gücünü,sabrını ,zekasını sınamaktır.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::